Sosyal × Geleneksel: bir kampanyanın iki yarısı.
Geleneksel medya markaya hacim kazandırır; sosyal medya hacmi bir konuşmaya çevirir. Birbirinin tamamlayıcısı, alternatifi değil.
Reklam dünyasında zaman zaman 'TV öldü' diye bir cümle dolaşır. Ya da 'sosyal medya çağı, geleneksel medya bitti'. İkisi de yanlış. Daha doğrusu, ikisi de yarım gerçek.
Geleneksel medya — TV, OOH, dergi, radyo — bir markaya hacim kazandırır. Yani 'ben varım' demenin en geniş yoludur. Bir hafta sonu TV reklamı, bir markayı milyonlarca insanın gündemine sokar. Hız ve ölçek bu kanalın gücü.
Sosyal medya bu hacmi bir konuşmaya çevirir. TV'de gördüğü reklamı sosyalda yorumlamak, paylaşmak, parodi yapmak isteyenler için kanaldır. Marka burada cevap verir, kullanıcı içeriklerini kabul eder, hatta sahiplenir.
Sıra önemli
Klasik hata: önce sosyal medyada deniyoruz, çalışırsa geleneksel medyaya çıkıyoruz. Bu sırasıyla yapıldığında sosyalin organik erişimi düşer (algoritma yorulur), geleneksel medya soğuk başlar.
Doğru sıra: geleneksel medyada hacim açılışı, sosyalde aynı haftanın 48 saatinde tepki + topluluk + UGC. Iki haftalık kampanya çatısı altında ikisi birbirini besler.
Bütçe dağılımı
Marka yerleşik ise: %60 geleneksel, %40 sosyal. Yeni marka ise: %35 geleneksel, %65 sosyal/dijital — çünkü test ve öğrenme döngüsü kısa olmalı.
Ama bu rakamlar dogmatik değil. Önce kampanyanın amacı; bütçe ona göre.